CIA BÖLÜM I- OBJEKTİFLİK, OBJEKTİFLİĞİN BOZULMASI, BAĞIMSIZLIK VE OBJEKTİFLİĞİN BOZULMASINDA YAPILMASI GEREKENLER II

OBJEKTİFLİK NE DEMEKTİR?

 1100 nolu standarda göre iç denetçiler görevlerini yaparken objektif davranmak zorundadır.

Standartlar eki Sözlükte;

Objektiflik: İç denetçilerin görevlerini, işin sonucunda çıkan ürünlerine inanacakları ve kaliteden taviz vermeyecekleri şekilde yapmalarını sağlayan tarafsız bir zihinsel tutumdur.”

şeklinde tanımlanmıştır.

Dolayısıyla objektiflik ya da nesnellik denetçinin tarafsız bir zihinsel tutuma sahip olması demektir.

Sözlükte, yine objektiflikle ilgili olarak;

“Objektiflik, iç denetçilerin denetim konuları hakkındaki yargılarını başkalarına bağlamamalarını gerektirir.”

denilmektedir. 

Buna göre objektiflik, denetçilerin denetim konularındaki görüş ve değerlendirmelerini başka kişilerin görüşlerine bağlamadan ya da başka faktörlerden etkilenmeden oluşturabilmeleri demektir.

Objektiflik denetçiler için çok önemli  bir niteliktir.

İç denetçiler çalıştıkları kurumdaki iç kontroller, risk yönetimi ve yönetişim uygulamalarının etkinliğini değerlendirler ve bunlarla ilgili uygulamalar hakkında görüş belirtirler. Görüşlerini hiç bir etki altında kalmadan, tarafsız ve önyargısız bir şekilde oluşturabilmeleri, insanların onların görüşlerine itimat etmelerini ya da onlara güvenmelerini sağlar. İç denetçiler görüşlerini  tarafsız bir şekilde oluşturamaz ise, görüşlerinin bir kıymeti kalmaz ve insanların gözünde güven kaybederler. Bu güveni koruyabilmek için, görevlerini yaparken objektif davranmaları bir zorunluluktur. Denetçi eğer objektif davranamazsa, görüşlerini oluştururken tarafsız olamaz ve etki altında kalırsa, objektifliği bozulmuş demektir.

OBJEKTİFLİK VE BAĞIMSIZLIK FARKLI MIDIR?

Objektiflik ve bağımsızlık sık sık karıştırılan kavramlardır. Bunlar farklı kavramlardır.

Dikkat edilirse, objektiflik denetçiler için söz konusudur ve denetçilerin niteliğiyle ilgilidir.  Bağımsızlık ise, iç denetim faaliyeti ile ilgilidir ve iç denetim faaliyetinin bir niteliğidir.

Dolayısıyle denetçinin objektif, iç denetim faaliyetinin ise bağımsız olması bir zorunluluktur. İç denetim faaliyetinin bağımsızlığı ve denetçinin objektifliğini tehdit eden faktörleri ve bunlara karşı tedbirleri belirlemek açısından bu ayrımı bilmek çok önemlidir. CIA sınavlarında bu ayrımı bilip bilmediği test edilebilecek önemli konulardan biridir.

OBJEKTİFLİĞİN BOZULMASI NE DEMEKTİR?

1120 nolu standarda göre: “İç denetçiler tarafsız ve önyargısız bir şekilde davranmak ve her türlü çıkar çatışmasından kaçınmak zorundadır.”

1120 nolu standardın Yorumunda çıkar çatışması açıklanmıştır. Yorumda;

Çıkar çatışması, güven gerektiren bir pozisyonda bulunan bir iç denetçinin, meslekî veya kişisel çıkarlarının rekabet halinde olması durumudur. Bu tarz birbirine rakip çıkarlar, iç denetçinin görevlerini tarafsız olarak yerine getirmesini zorlaştırabilir.

Çıkar çatışması, iç denetçiye, iç denetim faaliyetine ve iç denetim mesleğine olan güven duygusuna zarar verebilecek bir uygunsuzluk görüntüsüne yol açabilir. Çıkar çatışması, kişinin görev ve sorumluluklarını objektif bir şekilde yerine getirmesine zarar verebilir

Çıkar çatışması, etiğe aykırı ya da uygunsuz hiçbir davranış vuku bulmasa bile söz konusu olabilir.”

denilmiştir.

Çıkar çatışması denetçinin görevlerini objektif bir şekilde yerine getirmesine engel olan durumlardır. Çıkar çatışması oluşturan durumlardan uzak durmak gerekmektedir. Örneğin, kendi yakın akrabasının  yönettiği bir süreci denetleyen bir denetçinin süreç sahibiyle akrabalık bağı, bir çıkar çatışmasına neden olarak, denetçinin denetimini tarafsız ve ön yargısız bir şekilde yapmasına engel olabilir. Böyle bir durumda denetçinin akrabasının yönettiği o sürecin denetiminde görevlendirilmemesi gerekmektedir. Denetçinin de çıkar çatışması oluşturan bu durumdan üstlerini haberdar etmesi gerekmektedir.   

DENETÇİNİN OBJEKTİFLİĞİNE ETKİ ETKİ EDEBİLECEK FAKTÖRLER NELERDİR?

IIA’in “Bağımsızlık ve Objektiflikliğe” ilişkin Tamamlayıcı Rehberine göre, denetçinin objektifliğini etkileme olasılığı olan faktörlerden bazıları şunlardır:

  • Denetçinin mali çıkarının olması
  • Yakın bir arkadaş veya akrabanın denetimi
  • Denetlenenlerle uzun süredir oluşmuş samiyet ve aşinalıklar
  • Kültür, ırk ve cinsiyetle ilgili faktörler
  • Bir olay yorumlanırken psikolojik yanlılık gösterilmesi
  • Denetçinin daha önce kendi gerçekleştirdiği çalışmayı denetlemesi
  • Doğrudan veya dolaylı yollarla tehditler
  • Denetlenen lehinde veya aleyhindeki unsurların desteklenmesi
  • Sosyal baskılar

Bu faktörler denetçinin objektifliğini tehdit edebilir. Denetçinin objektifliğine etki eden faktörlerin olması halinde bunların yönetilmesi gereklidir.

OBJEKTİFLİĞE YÖNELİK TEHDİTLER NASIL YÖNETİLİR?

Denetçinin objektifliğine yönelik tehditleri ortadan kaldıracak veya  azaltacak tedbirlerin alınması gerekmektedir.

IIA’in “Bağımsızlık ve Objektiflikliğe” ilişkin Tamamlayıcı Rehbere göre, bazı hafifletici faktörler aşağıda belirtilmiştir:

  • Objektif düşünceyi ödüllendirme
  • Nesnellikten uzaklaştırmayı cezalandırma
  • Denetim ekibine, yeni bir bakış açısı kazandıran yeni bir üyenin katılması
  • Denetim ekibinin rotasyonu
  • Eğitimler
  • Gözetim ve gözden geçirmeler
  • Kalite değerlendirmeleri
  • İşe alımlar sırasında gerçekleştirilen tarama ve araştırmalar
  • Dış kaynak kullanımı

Denetçilerin tarafsız bir şekilde görevlerini yapmalarını sağlamak amacıyla, İDY tarafından iç denetim departmanı içerisinde bir politika ve prosedürün oluşturulması uygun olur. Bu prosedürlerde; tarafsızlığın önemi, tarafsızlığı bozabilecek durumlar, bu durumlarla karşılaşması halinde denetçinin izleyeği yol, denetçinin bu konuları değerlendirerek olası durumları bildirmesi gereklilikleri ve bilinen bir potansiyel tehdit olmadığına ilişkin  yıllık beyan alınacağı vb hususlar belirtilir.

Denetçileri bu konuda biliçlendirmek amacıyla eğitimler, çalıştaylar düzenlenebilir.

İç Denetim Yöneticileri (İDY) denetçilerin performans değerlendirmeleri yapılırken tarafsızlığın bozulmamasına dikkat etmelidir. Eğer denetçinin performans notu, müşteri memnuniyeti anketi sonucuna bağlanırsa, bu durum, denetçinin müşterinin düşük memnuniyet notu vermesine neden olabilecek bulguları raporlamada tereddüt  göstermesine ve tarafsızlığının etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle iç denetçilerin performans değerlendirmelerinin, onların objektifliğine zarar vermeyecek şekilde tasarlanması uygun olur. 

İç Denetim Yöneticilerinin denetçinin tarafsızlık ve objektifliğine zarar verebilecek bir durum olup olmadığına dikkat etmesi, bu durumların denetçinin objektifliğini etkilememesi için gerekli tedbirlerin devreye alınması gerekmektedir. 

Dolayısıyla denetçilerin objektifliğini korumak esas olarak İç Denetim Yöneticilerinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk denetim komitesi veya başka bir birimin sorumluluğunda değildir.

Diğer taraftan, denetçilerin de objektifliklerini bozabilecek bir durum olması halinde, iç denetim içersindeki üstlerine haber vermeleri gerekmektedir. 

OBJEKTİFLİĞE YÖNELİK TEHDİTLER HANGİ SEVİYELERDE YÖNETİLMELİDİR?

1100 nolu standardın Yorum kısmında; “Objektifliğe yönelik tehditler, denetçi, görev, fonksiyon ve kurum seviyelerinde ele alınmak zorundadır.” denilmektedir.

Objektifliğe yönelik tehditlerin hangi seviyeye yönelik olduğunu bilmek, objektifliği tehdit eden unsurların nasıl yönetileceği hakkında bir yönlendirme sağlar.

Örneğin, denetçi seviyesine yönelik tehditlerde, denetçinin profesyonelliğinin (yetkinliği, dürüstlüğü ve özenli ve dikkatli davranışları vb)  artırılmasına yönelik destekler, denetçinin objektifliğini artıracaktır. Diğer taraftan görev seviyesinde tehditleri yönetirken, denetçinin yaptığı görevin gözetim ve kontrolünün sağlıklı bir şekilde yapılması, objektif sonuçlar elde edilmesine yardımcı olacaktır. İç denetim birimi ya da fonksiyon seviyesinde ise, denetçilerin rotasyonla görevlendirilmesi, objektifliği destekleyecektir. Kurum seviyesinde ise, iç denetim birimin objektifliğe yönelik tehditleri gereği gibi yönetme yetkinliğine sahip olması, denetçilerin problemleri gün yüzüne çıkarmaktan dolayı bir ceza almamaları gibi, politikaların olması objektifliği destekleyen unsurlardır.

DENETÇİNİN OBJEKTİFLİĞİ  HANGİ HALLERDE BOZULUR?

1130 numaralı standardın Uygulama rehberinde denetçinin objektifliğin bozulduğu durumlara ilişkin aşağıdaki örnekler verilmiştir:

  • Denetçinin daha önce çalıştığı bir alanda bir yıldan daha önceki bir sürede güvence görevi yapması,
  • Denetçinin akrabası veya yakın arkadaşını denetlemesi,
  • Denetçinin profesyonel şüpheciliğe aykırı olarak, delil olmadan, daha önceki tecrübeleri ve olumlu denetim sonuçlarına bakarak, denetlenen alandaki risklerin etkin bir şekilde yönetildiğine ilişkin, denetlemeden karara varması,
  • Denetlenenin, belirlenen denetim yaklaşımını veya sonuçlarını başka birisinin etkisiyle (genellikle kıdemli denetim yöneticilerinin etkisiyle) ve makul bir gerekçe olmadan, değiştirmesi.

Bazı durumlar hem bağımsızlığa hem de objektifliğe zarar verebilir. Örneğin, iç denetim yöneticisinin bağlı olduğu finans yöneticisinin sorumluluğundaki muhasebe birimini denetlemesi, iç denetimin bağımsızlığına aykırı olması yanında, iç denetim yöneticisinin objektifliğini de zedeleyebilir. Her bağımsızlığı bozan bir durum, objektifliğe aykırı olmayabilir ancak yukarıdaki örnekte olduğu gibi bazılarında bu söz konusu olabilir.

İç denetçiler, daha önceden kendilerinin sorumlu olduğu faaliyetlere ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçınmak zorundadır. Bir iç denetçinin son bir yıl içinde kendisinin sorumlu olduğu bir faaliyet hakkında güvence hizmeti vermesinin, objektifliğini bozacağı varsayılır (1130.A1).

Dikkat edilirse en az bir yıllık, süre sınırlaması güvence hizmetlerine ilişkindir. İç denetçiler, daha önce sorumlusu oldukları faaliyetlere ilişkin, bir yıl geçmese de, danışmanlık hizmeti verebilirler (1130.C1). Danışmanlık hizmeti verilmesi güvence hizmetlerinde olduğu gibi objektifliği bozmaz.

Bununla birlikte iç denetçiler, önerilen danışmanlık hizmetleriyle ilgili bağımsızlıklarına ve objektifliklerine zarar verecek hususlar söz konusu ise, görevi kabul etmeden önce denetlenene özel durum açıklaması yapmak zorundadır (1130.C2).

İç denetim faaliyeti, daha önce danışmanlık hizmetleri gerçekleştirdiği yere güvence hizmeti sunabilir, ancak verilmiş olan bu danışmanlık hizmetinin niteliğinin tarafsızlığı zedelememesi ve kaynakların göreve atanması sırasında bireysel objektifliğin yönetilmesi şartlarının sağlanması zorunludur (1130.A3).

1130 nolu standardın Yorum kısmında; “Kurum içi bağımsızlığın ve denetçinin bireysel tarafsızlığının bozulması, bunlarla sınırlı olmamak üzere, kişisel çıkar çatışmalarını; kapsam sınırlamalarını; kayıtlara, personele ve varlıklara erişim kısıtlamalarını ve fonlama gibi kaynak sınırlamaları içerebilir.” denilmiştir.

Dikkat edilirse yukarıda açıklanan, ilgili standardın Yorum kısmında belirtilen, aşağıdaki durumlar, bağımsızlık ve objektifliği bozabilecek durumlar, örnek olarak ifade edilmiştir.

  • Kişisel çıkar çatışmaları,
  • Kapsam sınırlamaları,
  • Kayıtlara, personele ve varlıklara erişim kısıtlamalarını,
  • Fonlama gibi kaynak sınırlamaları.

Belirtilen bu durumların hepsi de bağımsızlığı ve objektifliği aynı anda bozmayabilir. Yani bağımsızlık mı, objektiflik mi yoksa her ikisi de mi bozulmaktadır, yaşanan olası duruma göre değerlendirilmesi uygun olacaktır.

DENETÇİNİN OBJEKTİFLİĞİNİ BOZMAYAN DURUMLAR NELERDİR?

Aşağıda objektifliği bozmayan durumlara bazı örnekler verilmiştir.

Denetçinin kontrollerin tesisi ile ilgili görüş belirtmesi, tavsiyelerde bulunması objektifliğini bozmaz. Denetçi ilgili kontrolün tasarımını yapmaması veya onu oluşturmaması nedeniyle ya da sadece tavsiyede bulunması nedeniyle objektifliği bozulmamıştır. Eğer denetçi kontrolü oluşturursa daha sonra yine kendisi bu kontrollerin etkinliğini değerlendireceği ve kendi yaptığı bir işi değerlendiren konumunda olacağı için, bu durumda objektifliğini bozacaktır. Bu nedenle denetçi, yönetim birimlerinin, kontrollerle ilgili yaptığı çalışmalarda onlara destek olabilir tavsiye verebilir ancak doğrudan tasarımını ve oluşturulmasını yapmamalıdır.

Benzer şekilde  denetçi bir politika ve prosedürü yazar veya oluşturursa bu durum objektifliği bozar, ancak yönetimin oluşturduğu prosedürleri gözden geçirir ve tavsiyelerde bulunursa bu bozmayacaktır.

Daha önce finans bölümünde çalışan bir personel, iki yıl sonra finans bölümüyle ilgili bir güvence görevine katılması, onun objektifliğini bozmaz, çünkü daha önce çalıştığı departmandan ayrılalı bir yıldan fazla süre geçmiştir.

Bir bölüm çalışanının, depo sayımı vb bazı denetim prosedürlerinin gerçekleştirilmesi sırasında denetçiye yardımcı olması denetçinin objektifliğini bozmaz.

BAĞIMSIZLIĞIN VEYA OBJEKTİFLİĞİN BOZULMASI HALİNDE NE YAPILMALIDIR?

1130 nolu standartda “Bağımsızlık veya objektifliğin fiilen bozulduğu veya bozulduğu izlenimi doğduğu takdirde, bozulmanın ayrıntıları ilgili taraflara açıklanmak zorundadır. Bu açıklamanın kapsamı, bozucu etkenin niteliğine bağlıdır.” denilmiştir.

Dikkat edileceği üzere, bağımızlık ve objektiflik gerçekten bozulur veya bozulmasa bile görünüşte bozulmuş gibi görülebilir. İç denetim yöneticisi her iki duruma karşı dikkatli olmalıdır.

İç Denetim Yöneticisi bağımsızlık ve tarafsızlığa ilişkin algılanan veya gerçek aykırılıkları ilgili taraflara açıklamakla sorumludur.

İDY’nin YK ve üst yönetime bildirme yükümlülüğü olduğu için, YK ve üst yönetimin bu konuları bildiklerinden emin olmalıdır.

1130 nolu standardın Yorum kısmında ifade edildiği üzere, İDY, bağımsızlık ya da tarafsızlığın bozulduğuna ilişkin açıklama yapması gereken tarafları belirlerken, aşağıdaki hususları dikkate alır:

  • İç denetim faaliyetinin beklentileri.
  • İç denetim yönetmeliğinde ifade edilen şekliyle, iç denetim yöneticisinin, üst seviye yönetim ve yönetim kuruluna karşı sorumlulukları.
  • Bozulmanın içeriği.

İDY bu hususları dikkate alarak, ilgili taraflara bozulmayı açıklar:

  • Eğer İDY bozulmanın gerçek olmadığına inanıyor, fakat bozulma algısı olabilecekse, bu durumu süreç sahibi yöneticilerle tartışabilir.
  • Eğer bozulmanın gerçek olduğuna inanırsa bunu üst yönetim ve YK ile görüşür ve çözmek için onların desteğini alır.
  • Eğer bozulma denetim tamamlandıktan sonra ortaya çıkar ve bu da denetim sonuçlarının güvenilirliğini etkileyecek nitelikte ise, İDY  durumu üst yönetim ve YK ile görüşür.

Standart 2421’e göre eğer sonuçlar önemli hata ve eksiklik içeriyorsa İDY bu bilgiyi daha önce kendilerine bilgi ulaşan tüm kişilere açıklar.

Denetçiler tarafsızlıklarına aykırı bir husus bulunduğunda, bu durum hakkında bağlı  oldukları denetim müdürü veya İDY’ne bilgi vermelidirler.

1322 nolu Aykırılıkların Açıklanmasına ilişkin standarda göre, “Etik Kurallarına ya da Standartlara aykırılık, iç denetim faaliyetinin genel kapsamını ve faaliyetini etkilediği zaman, İç Denetim Yöneticisi, aykırılığı ve etkilerini üst yönetime ve yönetim kuruluna açıklamak zorundadır.

Not: Bu sitede yer alan yazılar, yazarın izni olmadan, kısmen veya tamamen, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, başka site ve kaynaklarda yayımlanamaz, kullanılamaz. Aksi halde yasal işlemlere tabidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s